Bilge Kaplumbağa ve Ormanın Dev Misafiri

Gümüş Gölün Kıyısındaki Huzur
Güneş, ormanın üzerini altın bir örtü gibi kaplıyordu. Kocaman yapraklı ağaçlar hafifçe sallanıyordu. Yaşlı ve bilge kaplumbağa Tonton, ağır adımlarla yürüyordu. Sırtındaki sert kabuğu onun güvenli eviydi. Tonton, her sabah yaptığı gibi göle gidiyordu. Gümüş Göl, sabahları ayna gibi parlıyordu. Etrafta sadece kuşların neşeli şarkıları duyuluyordu. Orman bugün her zamankinden daha sakindi.
Tonton, yol kenarındaki taze çimenlerden bir parça ısırdı. Çimenlerin tadı çok ferah ve lezzetliydi. Göle vardığında suyun kenarına yavaşça oturdu. Küçük balıklar suyun içinde dans ediyordu. Tonton onları izlerken derin bir nefes aldı. Doğanın kokusu içini huzurla dolduruyordu. Burada yaşamak onun için en büyük mutluluktu. Her taşın ve her çiçeğin yerini biliyordu.
Ancak bu huzur çok uzun sürmedi. Uzaktan çok garip ve güçlü bir ses geldi. Yer sanki hafifçe titremeye başlamıştı. Kuşlar aniden sustu ve kanat çırparak uzaklaştı. Tonton başını kabuğundan çıkarıp etrafa baktı. Bu ses ne bir rüzgâra ne de bir hayvana benziyordu. Meraklı gözlerle sesin geldiği yöne doğru döndü. Kalbi, heyecandan küçük bir davul gibi çarpıyordu.
Çalıların Arasındaki Büyük Sürpriz
GÜM! GÜM! GÜM! Adım sesleri giderek yaklaşıyordu. Büyük çalılar iki yana doğru hızla açıldı. Karşıda dev gibi, yemyeşil bir canlı belirdi. Bu, ormanda yalnız yaşayan Yeşil Dev Şrek’ti. Şrek, ellerini beline koymuş ve etrafına bakıyordu. Kulakları küçük borulara benziyordu ve çok komikti. Yüzünde ise biraz kızgın bir ifade vardı. Etrafındaki her şey ona çok küçük görünüyordu.
Şrek aniden çok güçlü bir şekilde bağırdı. “Burası benim bataklığım!” diye gürledi sesi. Sesi duyan tavşanlar hemen yuvalarına saklandılar. Ama Tonton yerinden hiç kıpırdamadı ve bekledi. Şrek, önünde duran bu küçük canlıyı fark etti. Kaşlarını çatarak ona doğru eğilip baktı. İnsanlar ondan korkup her zaman hemen kaçarlardı. Bu küçük kaplumbağa ise neden hala oradaydı?
Tonton, dev misafirine bakarak nazikçe gülümsedi. “Merhaba büyük dostum, neden böyle bağırıyorsun?” dedi. Şrek bu soru karşısında şaşırıp bir an duraksadı. Acaba bu küçük şey benden korkmuyor mu? diye kendi kendine düşündü. Genelde herkes onun yeşil renginden ürkerek kaçardı. Oysa Tonton, sadece dostça bir cevap bekliyordu. Şrek, ilk kez birinin kendisine bağırmadan baktığını gördü.
Birlikte Aşılacak Küçük Bir Engel
Tam o sırada gölün kenarındaki zemin yumuşadı. Tonton, yanlışlıkla çamurlu bir bölgeye doğru kaydı. Arka ayakları yapış yapış olan balçığa saplanmıştı. Ne kadar uğraşsa da kendini yukarı çekemiyordu. Kabuğu çok ağır olduğu için çamura daha çok battı. Şrek bu durumu görünce önce biraz güldü. “Ufacık boyunla orada mahsur kaldın,” diyerek şaka yaptı. Ama Tonton’un sakinliğini bozmadığını gördü.
Yaşlı meşe ağacı derin bir nefes alır gibi hışırdadı. Sanki orman da yardım etmesini istiyordu. Tonton, “Güçlü olmak, zayıf olanlara yardım etmektir,” dedi. Bu sözler Şrek’in içindeki iyilik duygusunu uyandırdı. Dev ellerini yavaşça çamurun içine doğru uzattı. Tonton’u incitmemek için çok dikkatli davranmaya çalıştı. Onu kabuğundan tutup hafifçe havaya kaldırıverdi.
Tonton artık kupkuru ve güvenli toprak üzerindeydi. Şrek, dev cüssesine rağmen aslında çok nazikti. Tonton ona bakıp, “Teşekkür ederim dev dostum,” dedi. Şrek’in sert yüzü yumuşadı ve o da gülümsedi. İyilik yapmak, ona bağırmaktan çok daha iyi hissettirmişti. Birlikte gölün kenarındaki büyük bir kütüğe oturdular. Güneş, ikisinin üzerine aynı sıcaklıkla vurmaya devam etti. Aralarındaki farklar artık hiç önemli değildi.
Kalbin Sesini Dinleme Zamanı
Tonton, Şrek’e doğanın dilini anlatmaya başladı. Ona rüzgârı değil, rüzgârın fısıltısını dinlemeyi öğretti. Gerçekten dinlediğinde, ormanın aslında ona şarkı söylediğini fark ettiler. Şrek, ilk defa sadece kulaklarıyla değil, kalbiyle de dinliyordu. Sessizliğin içindeki o güzel mesajı sonunda anlamıştı. Kimse kimseden üstün değildi ve herkes dost olabilirdi. Yeşil olmak veya küçük olmak birer engel değildi.
Hava kararmaya başlayınca vedalaşma vakti geldi. Şrek, artık kendini bu ormanda hiç yalnız hissetmiyordu. Tonton ise yeni bir arkadaş kazanmanın mutluluğunu yaşıyordu. Şrek, “Yarın yine gelirim, sana yardım ederim,” dedi. Tonton başını sallayarak onu uğurladı ve evine döndü. Orman, o gece her zamankinden daha huzurlu uyudu. Herkes birbirine karşı sevgi dolu ve anlayışlıydı.
Bu güzel dostluk, ormandaki tüm canlılara örnek oldu. Artık kimse dış görünüşe bakıp karar vermiyordu. Önemli olanın içindeki iyilik olduğunu herkes biliyordu. Tonton ve Şrek, her gün göl kıyısında buluştular. Onlar konuştukça çiçekler açtı, kuşlar daha neşeli öttü. Yıldızlar gökyüzünde parlarken dünya sevgiyle doldu. Gece biterken ay dede gülümsedi, iyilik her kalpte kendine bir yer buldu.



